Fuzuli’ninmısralarından yola çıkarak eğitim anlayışımıza ve insan felsefemize dairçıkarımlar yapmak mümkün müdür? Tarih boyunca edebiyat sadece sanat değil, aynızamanda insan psikolojisini ve toplumsal yapıyı şekillendiren bir unsurolmuştur.
Günümüzdepek çok kavram ve teori, edebi eserlerden ilham alarak oluşturulmuştur.Örneğin, Bovarizmkavramı Flaubert’in Madame Bovaryeserinden, Oblomovizm Gonçarov’un Oblomovromanından türetilmiştir. Freud’un psikanaliz kuramları bile mitolojikkarakterlerden adını almıştır. Ancak bizler, Ömer Hayyam’ın “ibn-i vakt”anlayışını Batılıların geliştirdiği GeştaltPsikolojisi gibi kuramsal bir yaklaşıma dönüştürememişizdir.
Edebiyat,sadece sanat değil, aynı zamanda toplumu şekillendiren bir düşünce sistemidir.Ancak bizde, “bana edebiyat yapma” gibi ifadeler, edebiyatı küçümseyen birbakış açısını yansıtmaktadır. Oysa edebi eserler, insan davranışlarınıanlamlandırmada ve toplumsal bilinç oluşturmada büyük rol oynar.
MuratBelge’ye göre, divan şiirigünümüz insanına uzak gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde döneminruhunu ve bireysel farklılıkları yansıtma gücüne sahiptir. Ancak biz,geleneksel edebiyatı yüzeysel bir algıyla ele alarak ona gerektiği değerivermiyoruz.
Biredebi eser, yalnızca yazıldığı türle sınırlı değildir; o, aynı zamanda birdüşünce yapısı ve felsefi bir metin olabilir. Don Kişot, yalnızca bir roman değil, modernAvrupa düşüncesinin başlangıcıdır. YunusEmre, sadece bir şair değil, aynı zamanda bir hukukçu gibifetvalar veren bir bilgedir. “Bir gönül kırdın ise bu kıldığın namaz değil”sözü, fıkıh kitaplarında doğrudan yer almasa da, derin bir ahlaki mesajiçermektedir.
Fuzuli’ninSu Kasidesi’nde geçenşu beyit, eğitim anlayışımıza ışık tutmaktadır:
Zâyiolmaz gül temennâsıyla vermek hâre su
(Bir gül almak umuduyla dikene su vermek asla boşa gitmez.)
Bubeyitte, dikenleri sulayan bir bahçıvanın sabrı vurgulanmaktadır. Bahçıvanınamacı, sabırla dikenlere su vererek sonunda bir gül elde etmektir. Tıpkı biröğretmenin, gelecekte nasıl bir insan olacağını bilmediği öğrencileri eğitmesigibi…
Öğretmen,karşısındaki öğrencilerin henüz olgunlaşmamış, ham bir fidan olduğunu bilmelive onları sabırla yetiştirmelidir. Tıpkı bahçıvanın dikenlere su vererek birgün açacak gülleri hayal etmesi gibi, öğretmen de öğrencilerinden umutkesmemeli ve onların potansiyellerini görmeye çalışmalıdır.
Eğitim,kısa vadeli sonuçlar doğuran bir süreç değil, uzun vadeli bir yatırımdır. Öğrencilerin fakir, yaramaz, tembel veyaasi olması, onların gelecekte başarılı bireyler olmayacağı anlamına gelmez.
MehmetKaplan, edebiyat dünyasının önemli isimlerinden biri olarak, mütevazı biraileden gelmiş ve zor şartlar altında eğitim almıştır. Eskişehir’de fırıncı vekunduracı çıraklığı yaparak büyümüş, ama okuma tutkusuyla büyük bir akademisyenolmuştur. Onun öğretmenleri, belki de onun ileride büyük bir isim olacağınıbilmiyordu. Ancak eğitimdeönemli olan, her öğrenciyi bir potansiyel olarak görmektir.